Cabitaş Mühendislik Tic. Ltd. Şti.

Yapay Zeka

  • 2020-10-13 10:31:14
  • 113 Görüntülenme
Kategoriler:

yapay zeka

 

Yapay zekâ kavramı denince artık çoğumuzun aklına gelen ilk olarak insansı robotlar ardındansa acaba işlerimizi kaptıracak mıyız veya insanlığın sonunu getirecekler mi gibi korku senaryoları ve komplo teorileridir. Günümüzde dokunmadığı ve ilerleyiş süreciyle dokunmayacağı hiçbir alanın olmayacağını gösteren bu kavrama yakından bakmalı ve dikkatli değerlendirmeliyiz. Tarihsel açıdan incelediğimizde yapay zekâ kavramını belki çok daha eskiye dayandırmak mümkün olsa da bilgisayar sistemleri açısından incelediğimizde bugün bu kavramı konuşuyor olmamıza ve yapay zekâ kavramının var olmasına sebep olan, makineler düşünebilir mi sorusunun temelini oluşturan Turing testi diyebiliriz. Bu noktada bilgisayarlar doğuşunu yapay zekâ kavramına borçlu bile diyebiliriz. Meraklarımız ve her işimizi kolaylıkla yaptırabileceğimiz bir şeyler ortaya çıkarma arayışımız bilgisayarın doğuşuna sebep olmuş ve bilgisayarlar bizleri aynı arayışa daha da güçlü şekilde devam etmemizi sağlayan bir araç olmuştur. Bu sürecin insanlığı hangi noktalara götüreceği henüz bilinmezliğini korurken nasıl bir konumda durmamız gerektiğini iyi belirlemeliyiz. Korku senaryolarına ve çözüm üretmeyen kof cümlelere vakit ayırmak yerine her yenilikte bambaşka noktalara giden ufku yakalamak gibi bir çaba içerisinde olmalıyız.

 

Yapay zekâ kavramını anlamak için öncelikle zekânın ne olduğuna bakalım. Zekâ; bir durumun bağlantı ve ilişkilerini kavrama, yargılama, analiz etme, sentezleme ve çözümleyebilme yeteneğidir. İnsanlardaki bu zihinsel fonksiyonların modellenerek yapay sistemlere aktarılmaya çalışıldığı alana ise yapay zekâ diyoruz. Yapay zekâya insanın bu bilişsel edinimlerinin kendisi dışındaki yapılara aktarma çabası sonucu ortaya koyduğu ürünlerdir diyebiliriz. Bir başka deyişle yapay zekâ insana özgü davranış ve hareketlerin yazılımlar ve makineler tarafından çevreninde algılanarak ve hesap alanına dâhil edilerek gerçekleştirebilir hale getirilmesidir. Bu süreçte bilgisayarlı sistemler etkin olarak kullanılmıştır.

 

yapay zeka

 

Bilgisayarların gelişme sürecinde datalar toplanıp işlendikten sonra enformasyon haline dönüştü. Ancak bilgisayar sistemlerinin gücü belli oranlarda bunları bilgiye dönüştürme noktasında eksik kaldı. İlerleyen süreçte bilgisayar teknolojilerinin gelişmesi ile yapay zekâda karşılaşılan problemler daha kolay aşılmaya başlandı ve bu da yapay zekânın gelişim sürecinin hızlanmasına neden oldu. Bilgisayarların gelişim sürecince verilerden enformasyonlar yaratma işlemleri kolaylıkla yapılır hale geldi ancak bunları bilgiye dönüştürme ve bu dönüşüm işlemlerini otomatikleştirme konusunda yetersiz kaldı. Bunu aşmak için bugün veri-enformasyon-bilgi piramidinin en üst seviyesi olan bilgi basamağında yapay zekâ ile çözümler üretilmeye çalışılıyor. Bu çözümler üretilirken büyük veriler üzerinde çalışılıyor ve bu da fazlasıyla donanımsal güç gerektiriyor. Bu noktada mevcut teknolojiler ile çok büyük başarılar elde edilmiş olsa da artık günümüzde var olan işlemci mimarilerinin sınırlarına gelindi diyebiliriz. Elimizde ise hala çok büyük problemler bulunuyor. Var olan mevcut sistemlerin fiziksel sınırları bizleri karşımızdaki büyük problemler karşısında yetersiz bırakıyor. Bugün artık hayatımıza girmeye başlayan quantum computing bu noktada yepyeni ufuklar açıyor. Günümüzde süper bilgisayarların bile yavaş kaldığı biyokimyasal süreçlerin olası sonuçları hesaplama konusunda, yeni aşı ve tedavi yöntemleri gibi daha birçok konuda yeni umutlar vadediyor. Bu şekilde yakın gelecekte quantum bilgisayarlar yapay zekâ teknolojisini de çok daha farklı boyutlara taşıyacaktır.

 

yapay zeka

 

Yapay zeka kavramı içinde bir çok dinamiği barındıran komplike bir yapı ve temeline bakıldığında bu teknolojinin bilgi üretme, bilgi kullanımı ve bilgi işlenmesinin üzerinde yükseldiği görülür. Makine öğrenmesi, yapay sinir ağları, doğal dil işleme, genetik algoritmalar ve bulanık mantık gibi hepsi ayrı ayrı detaylıca incelenmesi ve kendi başına yoğunlaşılması gereken yapılardan oluşuyor. Örneğin bu yapılardan bulanık mantık hakkında biraz konuşalım. Günlük hayatta iç içe geçmiş pek çok sözsel terim kullanmaktayız. Çoğu zaman aldığımız kararlarda bunları kullanırız. Soğuk-sıcak, hızlı-yavaş, büyük-küçük, genç-yaşlı gibi kesin ayrım noktalarını koyamadığımız sözsel terimler bulunuyor. İşte bu noktada bulanık mantığa geçiş yapılıyor. Bulanık mantık bilgisayar sistemlerinde ve algoritmalarda bu sözsel terimlerin ne kadar ve nasıl kullanabileceğimiz üzerine çalışan ve kullanmamıza olanak sağlayan bir yöntemdir. Bu yöntem günlük hayatta karşılaştığımız problemlerin çözümünde insansı düşünme yetisini bilgisayarlı sistemlere uygulayabilecek güçlü kavramsal modeller ortaya çıkarmamıza olanak sağlıyor. Bilinen klasik boolean mantığında(0 veya 1) bir eleman bir kümeye ya dâhildir ya da değildir. Bu tür kesin kümelerde elemanlar sınırlara göre sadece bir kümede yer alabilir. Bu durumda örneğin sıcaklık sınırı 40 °C olan bir sıcaklık kontrol mekanizmasında 39.9 °C soğuk olarak değerlendirilirken 40.1 °C sıcak olarak algılanır. 

 

Grafikte görüldüğü gibi bu değerler keskin bir şekilde birbirinden ayrılmıştır. Bu şekilde sıcaklık kontrol mekanizması değerlerine göre ortamı ısıtıp soğutan bir denetim sistemi, algılanan değerlere göre ortam sıcaklığını ani şekilde değiştirmek gibi istenmeyen bir sonuç ortaya çıkarır.

yapay zeka

Bu noktada bulanık mantıkta ise her bir değere karşı üyelerin bir ağırlık derecesi bulunur ve grafikte görüldüğü iç içe geçmiş şekilde üyelik fonksiyonları oluşabilir. Bu şekilde oluşturulan kümelere bulanık küme denir. Bulanık kümelerde üyeler aynı anda belirli oranlarda diğer kümelerde de bulunabilir. Bu şekilde insan mantığına ve gerçek değerlerle daha çok örtüşen sistemler ortaya konabilir. İşte bulanık mantık ve daha birçok yapay zekâ alt alanı dinamikleriyle bu tarz gündelik hayat sorunlarına çözüm üretebilmek adına kuracağımız sistemlere daha uygun modeller üretebilmek için birçok yol ve yöntem hala geliştirilip uygulanmakta ve yanına yenileri eklenmektedir.

 

yapay zeka

 

Günümüzde yapay zekânın kullanım alanlarına baktığımızda verinin olduğu her alanda kullanılabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Her arama motorunu kullandığımızda, akıllı telefonlardaki sanal asistanlarda, medikal görüntülerden hastalık tanısı konmasında, otonom araçlarda, müşteri iletişiminde çevrimiçi sohbet sistemi olan chatbotlarda, e-ticaret sistemlerinde karşımıza çıkan önerilere kadar birçok alanda yapay zekâyla karşılaşıyoruz. İş hayatında getirdiği yeniliklerle örneğin machine learning ile firmaların servis noktaları için gerekli yedek parça miktarı ve zamanı için tespit yapılabilerek yedek parça bekleme zamanı minimize edilebilir ve bu şekilde envanter optimizasyonu için gerekli kontroller yapılarak bu sayede müşteri memnuniyetinde artışlar sağlanabilir. Yapay zekâ teknolojileriyle entegre edilen robotik sistemler ile üretim hızı ve kalitesini arttırmakta büyük kazanımlar elde edilebilir. Bu gibi kazanımlar insanın yaratıcılık, hayal gücü, hafıza, algılama, mantık yürütme gibi yüksek bilişsel becerilerini makinalara aktarabilme çabasının bize kazandırdığı kolaylık ve imkanların sadece ufak bir kısmını oluşturuyor.

Yaşamın keşfedilmeyen ve bilinmezliğiyle insanlığın merak duygusunu sürekli olarak meşgul eden sırlarını çözümlemek ve hayatı kolaylaştırmak adına kendi özelliklerini daha otomatikleştiren, düzenli ve kendi işlem kapasitesinin çok üzerinde yapabilecek, yorulmayan ve performansı düşmeyen yapılar oluşturuyoruz. Bu yapılar bizleri hızlandırıyor, çözülemeyecek problemlerimize çözüm oluyor ve büyük bir güç haline dönüşüyor. İnsanın sahip olduğu bu kümülatif güç getirdiği yeniliklerle çok daha hızlı ve yüksek oranda birikimini katlayarak ilerliyor ve önümüze hızla gelen yepyeni, hayal etmesinin, hesaplanmasının ve kestirilmesinin güç olduğu bir ufkun çok yakında olduğu gösteriyor. Yaşantımızın birçok noktasına hâlihazırda girmiş olsa da hızla ilerleyen bu gelişmeler önümüze alışmış olduğumuzun dışında devrimsel yeniliklerle dolu olacak bir düzenin hayatımızı köklü olarak değiştirerek yerleşeceği bu kaçınılmaz sonu görmemek mümkün değil. Bu günden geleceğe ve bambaşka ufuklara gidecek bir zaman makinesi olarak duruyor önümüzde yapay zekâ. İnsanların çokça hayalini kurduğu zamanda yolculuk fikri belki kulağa fantastik bir kavrammış gibi gelse de yapay zekâ bizleri geleceğe götürecek bir tren gibi duruyor karşımızda. Teknoloji bu hızla ilerlerken, geleceğe gidecek bu trenin çokta uzak olmayan bir zamanda kalkacağı açıkça görülüyor. Bu yüzden bizlerde bu zaman yolculuğu için geç olmadan yerlerimizi ayırtmalıyız ve bu yolculuğun bir parçası olmalıyız. Evet, bu bilinmeze yolculuğun korkutan yanları olabilir. Ancak bizi korkuya itebilecek bu belirsizliğin ortadan kalkması için bilgilenmeliyiz. Korku senaryoları duyuyorsak veya olumsuz sonuçlarının olabileceğini düşünüyorsak bu olumsuzlukları engellemek için neler yapabiliriz üzerine düşünmeli, çalışmalı, üretmeli ve bilgilenmeliyiz. Çünkü her daim asıl korkulması gereken şey bilgisizliktir.

Bu web sitesi çerezler kullanır ve tarama verilerinizi geliştirmek için kişisel verilerinizi ister.